
Özellikle küçük yaşlardayken kardeşler birbirlerini sevseler de hır gür eksik olmaz. Aynı gün içinde bir an birbirlerinin en iyi dostu, başka bir ansa birbirlerinin en büyük düşmanı kesilebilirler. Bunda şaşırılacak bir şey yok. Peki siz anne olarak çocuklarınızın daha iyi geçinmesi için neler yapabilirsiniz?
Daha iyi geçinmek
Kardeşler arasındaki ilişki bir tür test alanına benzer. Bu alanda çocuklar sosyalleşmek, anlaşmazlıkları çözmek, yetişkin ve ergenlerle olan ilişkilerini şekillendirmek için farklı farklı yöntemler denerler.
İyi alışkanlıklar öğretin
- İyi anlaştıklarından onları sık sık övün. Anneler genellikle çocukları iyi anlaştıklarında ortalarda görünmeyip, kavga etmeye başladıklarında hemen olaya el koyarlar. Bundan kaçının; çünkü böyle yaparak aslında çocuklarınızın kavga çıkarmalarını ödüllendirmiş olursunuz.
- İyi örnek olun. Sizi başkalarıyla iyi geçinirken görmeleri çocuklarınıza da olumlu mesaj verir. Ayrıca anlaşmazlıkları çözerkenki sakin tavırlarınız, ılımlı konuşmalarınız ve öfkeli ve
sert çıkışlardan uzak kalışınızdan çok şey öğrenebilirler.
- Uzlaşma becerileri üzerinde çalışın. Sırayla yapılan işler ve takım oyunları işbirliği yapmak konusundan oldukça öğreticidir. Çocuklarınıza öfkelerini hareketlerle değil sözcükler yoluyla ifade etmelerini ve bir anlaşmazlığı çözemedikleri takdirde bir yetişkine başvurmaları gerektiğini hatırlatın. Ödün vermenin mümkün olduğu her durumu değerlendirin. Mesela sevilen iki televizyon programından hangisinin seyredileceği tartışılıyorsa, birini videoya çekin. Bir oyuncakla belli zaman oynadıktan sonra oyuncukları değiştirmek için çocuklarınızı teşvik edin.
- Onları yakından izleyin. Böylece nasıl geçindiklerini, davranış şekillerini gözlemleyebilirsiniz.
- Empati geliştirmelerini sağlayın. Başkalarının nasıl hissettiğini anladıklarında, çocukların birbirleriyle anlaşmaları kolaylaşır. Başkalarının duyguları hakkında düşünmelerini sağlayan sorular sorun. Mesela “Sence Ayşe şimdi nasıl hissediyordur?” ya da “Cem gelip de oyununu bozsaydı nasıl hissederdin?” gibi.
- Adil olun. Çocuklarınıza eşit davranın. Çocuklarınızdan sadece birini sorun çıkaran olarak seçmeyin.
- Onları meşgul edin. Sıkıntı olumsuz davranışların en büyük sebeplerinden biridir.
- Zihinlerini başka şeylerle meşgul edin. Kavgalar genellikle küçük şeyler yüzünden çıkar. Bu nedenle çocuklarınızı daha ilginç bir şeye yönlendirin.
İlk mi, ortanca mı, en küçük mü?
Her çocuk birbirinden farklıdır. Ancak doğum sırası çocuğunuzun tepkilerini ve davranışlarını etkiler. En büyük çocukların aile içindeki yeri ayrıdır. Lider karakterli olabilirler. Ayrıca kendikerine daha çok güvenip diğer çocuklarınızdan daha ciddi olabilirler. En küçük çocuklar daha yaratıcı olma eğilimindedir. Hem sevimli, hem de asidirler ama bir yandan da son
derece sevecen bir doğaları vardır.
Ortanca çocuklara gelince… Onların aile içindeki konumları daha az belirgindir. Kendilerini dışlanmış ve dikkatinizi üzerine çekmek için diğer kardeşleriyle yarışması gerektiğini düşünebilir. Ortanca çocuk genellikle hayatın adaletsiz olduğunu düşünür. Tabii ortanca çocuk olmanın da kendine göre avantajları vardır. Genellikle kendilerine yakın arkadaşlar
edinirler ve ergenlikte arkadaş ilişkilerine daha çok sırtlarını dayarlar. Başkalarını tanımak için çaba sarfederler. Hassas ve anlayışlı olabilirler.
Yaş farkı çoksa…
Farklı yaşlardaki çocuklar için ilginç ve güvenli etkinlikler bulmak zor olabilir. Bu durumda çocuklarınızı farklı zorluk seviyelerinde, farklı ilgi alanlarına hitap eden aktivitelerle tanıştırmaya çalışın. Mesela her yaştan çocuk parka gitmekten keyif alabilir. Evde de el işi tarzında oyunlar ve lego farklı yaş gruplarından çocukların ilgisini çekebilir. Eğer seçtiğiniz
etkinlik daha çok büyük olan çocuğunuza hitap ediyorsa, o zaman küçük çocuğunuzun da hoşuna gidebilecek basit bir oyun bulun. Ya da ikisinin bir şeyler yapmasını sağlayabilirsiniz. Mesela büyük çocuğunuz küçük olan bir oyunun nasıl oynanacaını öğretebilir. Bazen büyük kardeşi oynamak çocuğun aile içinde kendisini önemli hissetmesini sağlayabilir.
Yaşı küçük olan çocuklar, büyük çocuklara neden daha geç yatmak, arkadaşlarında kalabilmek gibi fazladan haklar verildiğini anlamakta zorlanırlar. Çocuğunuza büyüdükçe bu imtiyazların kendisine de tanınacağını anlatın. Küçük çocuğunuz şikayet edince, yelkenleri hemen suya indirmeyin. Büyük çocuklara fazladan bazı haklar tanınmasının haklı sebebleri var. Mesela fiziksel olarak daha az uykuya ihtiyaçları var, bağımsız olma anlamında daha çok sorumluluk alabilecek durumdalar vs. Bu nedenle küçük çocuğunuz “Bu haksızlık.” diyerek karşınıza dikildiğinde, kendinizden emin duruşunuzu ve sakinliğinizi yitirmeden ona küçük olmanın avantajlarını anlatın. Mesela ev işlerine yardım etmek ya da odasını toplamak gibi sorumlulukları olmadığından bahsedebilirsiniz.
Aileye yeni bir bebek katılırsa…
Siz yeni bebeğin heyecanı içindeyken, diğer çocuklarınız yeni gelen hakkında aynı duyguları paylaşmayabilir. Çocuklarınızın bu bebeğe daha olmlu yaklaşmasının yolu, bebek doğmadan birlikte hazırlık ve planlar yapmak ile bebek doğduğunda ona hep beraberce bakmaktantan geçer.
Bebek doğmadan önce, bebeğin ismi için fikirlerini sorun. Ayrıca bebek odası hazırlanırken onların da dekorasyon işine katılmasını sağlayın. Bebek doğduktan sonra da bebeğin eşyalarını getirmeleri gibi konularda yardımlarını isteyebilirsiniz.
Günün birkaç saatini büyük olan çocuklarınıza ayırabilirseniz, ilginizi onlardan esirgediğiniz gibi bir düşüncenin oluşmasına engel olmuş ılursunuz. Onlar da sevildiklerini hissettiklerinden işler yolunda gidecektir.
Filed under: Aile, Eğitim, iletişim, Öneriler, Öğretmen | 1 Comment
Öğrencilerdeki Tikler
Tikler beden kaslarında istem dışı beliren aralıklı kasılmalardır. En çok yüz kaslarında görülür. Göz kırpma, kaş kaldırma, burun oynatma ağız kenarının çekilmesi, baş yada omuz oynatma biçiminde ortaya çıkabilir. Ancak bir süre sonra belli bir kasta yerleşip kalır.
Tikler genellikle iç gerilimlerin veya çalışmaların öncüleri veya açık belirtileridir. Huzursuzluk, bunaltı, kaygı durumunun belli bir kasın kasılmasıyla dışarı vurulmasıdır. Çocuğun duygusal durumu ile sıkı ilişki gösterir. Ortaya çıkışı, çoğunlukla aşırı bir heyecan, korku , ürkme yaratan olayları izler. Daha çok altı yaşından sonra başlarlar. Tikli çocukların ana babaları genellikle titiz ve kuralcı kişilik özellikleri gösterirler. Tikler dikkat çekildikçe artış gösterirler. Bazen kişi tikin yersiz ve uygunsuz bir davranış olduğunu kabul eder ve bundan kurtulmak ister, çaba harcar ancak tike karşı direndikçe gerilim artar. Ayrıca tikler tamamlanmamış bir fiilin temsilcisi olabilirler.
Çocuğun ailedeki, okuldaki ve yakıları ile olan çatışmaları ve bunların nedenlerinin bulunup ortadan kaldırılması uygun ve köklü tedbirlerdir. Taklit etmekten, çocuğun dikkatini çekmekten, tenkit etmekten, akranları ile kıyaslamaktan sakınılmalıdır. Hele yeteneklerini iyice saptamadan birçok derslerde daha başarılı olması için zorlamaktan çekinmek gerekir. Hakaret, azarlama, umutların kırılması, çocuklara dayak atılması tiklerin daha da artmasına ve buna eşlik eden bir seri duygusal bozuklukların ortaya çıkmasına sebep olabilirler. Ana babanın çocuğun bu halinden utanması ve çocuğu utandırması olumlu bir tedbir olmaktan uzaktır. Çocuk bol bol dinlendirilmeli, bedenen uygun rahatlık görmelidir. Bazen gerekiyorsa okul dışı, ders dışı spor, oyunlar vb etkinlikler azaltılmalıdır. Gerekiyorsa çocuk arkadaşları ve öğretmenleri tarafından durumuna anlayış gösterilmiyorsa, çocuğun okulu değiştirilmelidir. Diğer taraftan az aktif, yalnızlık içinde bulunan çocukların grup etkinliklerine katılması teşvik edilmeli ve sağlanmalıdır.
HAZIRLAYAN: Karabük Rehberlik ve Araştırma Merkezi Araştırma ve Yayın Bölümü
Filed under: Aile, Eğitim, Öğretmen | 0 Comments
1. Aile üyeleri arasındaki bozuk ilişkilerin, çocuğun okul başarısını olumsuz yönde etkilediğini unutmayınız
2. Çocuğun başarısızlıkları karşısında kırıcı değil, anlayışlı olmaya çalışınız. Onun kişiliğini zedeleyici ağır ve haysiyet kırıcı sözler söylemeyiniz. Öncelikle kardeşleri ve arkadaşları İle kıyaslama yapmayınız.
3. Elde ettiği hatalı sonuçtan eleştirmeyiniz. Yavaş yavaş ve onu incitmeden daha iyi sonuç elde etmesine yardımcı olabilirsiniz.
4. Çocuk anne, baba ve büyükleri tarafından sevildiğinden mutlaka emin olmalıdır. İstenmediğine inanan bir çocuğun duygusal dünyası güven altında değildir. Bu nedenle çocuk problemli ve okulda başarısız bir çocuk olup çıkar. Çocuğunuza sevildiğini ve istenildiğini ve evde bir yeri olduğunu hissettiriniz.
5. Çocuğunuzun üzerinde onu sıkacak, bıktıracak derecede düşmeyiniz. Çocuğa aşın baskı, sevgi ve ilgi göstermeyiniz.
6. Çocuğunuzun yeteneklerinin üzerinde işler ve başarılar beklemeyiniz.
7. Çocuğunuzun size yardım etmek veya kendi başına iş yapmak İçin gösterdiği ilk belirtileri gözden kaçırmayınız. Bu girişimlerini destekleyiniz.
8. Çocuğa başlangıçta başarma ve ulaşma olasılığı kuvvetli olan işleri veriniz, amaçlar gösteriniz.
9. Çocuklar usanç belirlileri gösterdiği veya işlerini baştan savma yaptıkları zaman onlara başka görevler veriniz.
10. Çocuğunuzun yanında aile sorunlarını tartışmayınız. Ev içi sorunların çocuğunuzun ders çalışmalarına engel olacağını ve onda olumsuz düşünceler yaratacağını unutmayınız.
11. Rüşvet vermek hatadır. İyi ve sorumlu olmayı onun için bir fiyat ve pazarlık haline getirmeyiniz.
12. Uygulamayı düşünmediğiniz bir cezayı hiç bir zaman tehdit aracı olarak kullanmayınız. Vermeyi açıkladığınız cezayı uygulamanız gerekir.
13. Aynı kusurlu durumu durmadan cezalandırmaya devam etmeyiniz. Çocuk aynı kusuru durmadan tekrarlıyorsa en iyisi bunun nedenini araştırmaktır.
14. Kendisinden ne beklediğinizi çocuğunuza anlatınız. Doğru olan budur, yanlış olan şudur şeklinde açıklamalar bir çok yanlış davranışları önler.
15. Ana-baba ve evdeki büyükler arasındaki farklı eğitim görüşleri çocuğu huzursuz ve huysuz yapar. Bu nedenle aile eğitim görüşünü mümkün olduğu kadar birleştirmeye çalışmalıdır.
16. Anne ve babanın çocuğa karşı davranışları tutarlı olmalıdır. Değişik zamanlarda değişik davranışlar, çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamısın güçleştirir.
17. Anne baba olarak çocuklarınız karşısında sevgi, bağlılık ve karşılıklı fedakarlık EMEĞi olunuz. Çocuk kişiliğinin oluşmasında en çok anne babanın kişilik özelliklerinin etkili olduğunu unutmayınız.
18. Çocuğun iyi arkadaşlık ilişkileri kurmasında yardımcı olunuz.
19. Çocuğun öğretmeni ile sık sık görüşünüz. Anne- baba ve öğretmen birbirlerini destekledikleri sürece çocuk evin ve okulun gereklerine ve kurallarına karşı saygı gösterir.
20. Evde dikkati dağıtmayacak bir çalışma atmosferi, iyi çalışma koşulları, ortaklaşa çalışma, gerilim ve sınav korkusu olmayan bir ortam yaratmaya çalışınız.
Filed under: Aile, Eğitim, Matematik, Püf Noktaları, Öneriler, Öğretmen | 3 Comments
Kaprisli Çocuklar
Geçici heves, düşüncesizce heves, maymun iştahlılık anlamına gelir. Çocuklarda ve gençlerde kaprisi bir davranışa dönüştürmeden veya bir davranış görüntüsü haline getirmeden önlemek mümkündür. Geçinilmesi ve doyurulması mümkün olmayan, ilgilileri hem kendi yaşamından hem de ilişki kurduğu insandan usandıran bir haldir. Her yaşta insanda olur.
Düzeltmek İçin şu çalışmalar yapılabilir.
o Çocuklarda beden, ruh, sinir zayıflıkları ve irade zayıflığını kontrol ediniz. Çünkü çocukların kaprisli oluşlarının en büyük nedenleri bu alandaki zayıflıklarıdır. Onları destekleyiniz.
o Çocuklara ailenin saygıdeğer bir üyesi olduğunu hissettiriniz. Çocuğa aşağılık duygusunu ve değersiz aciz bir kimse olduğunu hissettirmeyiniz.
o Çocukları mümkün olduğu kadar sosyal yaşantılar İçinde sosyal olmasını sağlayınız. Kendine ait şeyleri başkası ile paylaşmaktan zevk duyacak şekilde eğitiniz. Sadece sahip olmaktan, almaktan değil aynı zamanda başkalarına bir şey vermekten hoşlanan zevk alan bir kişi olmasına yardım ediniz.
o Makul İsteklerini makul ölçülerde karşılayınız
o Çocuklarınıza her yaşta ihtiyacı olan bedensel, ruhsal ve sosyal gelişimlerine yardım edecek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışınız.
o Çocukların mevcut güçlerini en güzel, doğru ve objektif olarak değerlendiriniz. Kendilerine güvenebilirleri için onlara en iyi yapabilecekleri, başarılı olacakları alanlarda, etkinliklerde görev veriniz.
o Çocuğunuz çok güzel, zeki, başarılı, yakışıklı, kuvvetli olabilir. Onlara bu özelliklerinden dolayı herkesin her isteklerini yerine getirecekleri inancını vermeyiniz, onları bu özelliklerinden dolayı mutsuzluğun kucağına atmaktan ziyade mutluluğun anahtarı olan alçak gönüllüğe teşvik ediniz.
o Uygun olmayan isteklerinizin yerine getirilmemesi karşısında onun haklı yönlerini görerek, göstererek çocuklarınızın makul olmasına öncülük ediniz. Size ait şeyleri yakınlarınıza, dostlarınıza vererek İnsancıl olduğunuzu gösteriniz.
o Çocuklarınızın kaprislerini yerine getirmeyiniz. Konuyu gerekirse çocukla onun anlayacağı dil ve seviyede birlikte görüşünüz.
Filed under: Eğitim, Öğretmen | 0 Comments
Utangaç Çocuklar
Bunlar alışmadığı durumlarda serbest davranamayan çocuklardır. Bazı çocuklar aşırı derecede utanırlar ve kendi kabuklarına çekinirler. Hiçbir şeyde iddialı olmayıp başkalarının bulunduğu bir ortamdan ve durumdan çekilmeyi tercih ederler. Kimse için bir tehlike teşkil etmezler ama belirgin derecede kendileri için bir çok duygusal problem yaratırlar.Bunlar kendi yollarında giderler. Büyüklerde her hangi bir çatışma ve onlara problem çıkarmadan uzaktırlar. Hatta yetişkinler tarafından çok uyumlu olarak görülür ve sevilirler. Fakat kendi benlikleri İle çatışma halindedirler.
Nedenleri;
Çocukların sınırlı sosyal yaşantılara sahip olması, çocuklara yapılan yanlış telkinlerin etkisi, çocukların güvensizlik yaratan durumlarda kendilerine karşı güvensizlik geliştirmesi, çocukların ufak tefek hataları karşısında onlardan mükemmellik beklemek, ayıplanması, zorlanmalarını sebepler olarak sayabiliriz.
Düzeltme yolları;
Çocukların mümkün olduğu kadar sosyal yaşantılar yoluyla bir seri gerekli sosyal becerilerle donatımı. Oyun, güzel giyinme, konuşma, toplu yerlerde nasıl davranacağını yaşantılar yolu ile öğretme, onun kendine güvenini artırma. Hatalarını hemen ayıplayarak onları utandırmama. Onlara yanlış telkinler vermemek, mümkün olduğu kadar her becerinin zamanla herkes tarafından belli bir seviyede öğrenilmesinin normal bir şey olduğunu mükemmelliğin hiçbir zaman kısa zamanda kendi kendine oluşmayacağının ve bunun belli bir sürede gelişeceğinin çocuklara uygun bir şekilde anlatılması gerekir.
Filed under: Eğitim, Öğretmen | 0 Comments
1.Derslerinize girmeden önce mutlaka plan yapın bu plan sizin derse girdiğiniz andan zil çalıncaya kadar olan zamanınızın tamamını kapsasın.
2.Derste çeşitli öğretim metotları kullanın ve kitapları karıştırıp bunları tekrar hatırlayın .
3.Öğrencileri proje hazırlamaya yöneltin.Takip edin .Sene sonunda bu yaptığınız projeleri sergileyin.
4.İdare ile aranızı devamlı iyi tutun benim onlara ihtiyacım yok dersime girer çıkarım, demeyin çünkü tüm faaliyetleriniz de en çok onlar size yardım edecektir.
5.Kendinize kendi ilgi alanınıza hitap eden bir kolu seçerek çok güzel bir pano hazırlayın.Bu panoyu devamlı güncelleyin.
6.Eğer imkanınız varsa çocukları gezilere götürün. Bu öğrencileriniz ile olan iletişiminizi arttıracaktır. Bu güne kadar iyi iletişim kurduğum öğrencilerin hiç biri başarısız olmamıştır.
7.Çok zeki öğrenciler sınıfınızda varsa bunlarla ders dışında mutlaka ilgilenin. Çünkü çok zeki öğrenciler kendi yaşıtları ile olan iletişimlerinde zaman zaman sorunlar yaşayabilir. Onların gelişimine rehberlik edin. Bu öğrencilerin başarısı sizin başarınız olacaktır.
8.Derste mutlaka test soruları çözün , çünkü bu devirde başarı test sonucunda belirleniyor.
9.Planlar kısmında bulunan öğrenci görüşme formunu devamlı yanınızda bulundurun.Derste, yazılı okurken birçok öğrencinin vahim durumlarına şahit oluyorsunuz . Bunların tespit ettiğiniz sorunlarını bu forma not alın ileriki bir zaman da öğrenci ile konuşarak bu sorunu çözmeye çalışın . Olmazsa veliyi çağırıp durumdan haberdar edin . Bu konuşmayı da formda gerekli yere yazıp rehber öğretmene ve idareye birer fotokopisini verin.Bu sizin öğrencinin durumunu tespit ettiğinizi gösterebileceğiniz bir belge olacaktır.
10.”Reklam her şeydir”.Lafını asla unutmayın .Çalışmalarınızın meyveleri bi şekilde açığa çıkacaktır.Ama bunun çabuk olmasına yardımcı olabilirsiniz.Kendi reklamınızı çalışmalarınıza ters düşmediği sürece yapın.
11.Her yazılı değerlendirme sonunda yapılan değerlendirme tablonuzdaki çıkan sonuçları iyi değerlendirin . Sonuçlar size hangi soruların sınıf tarafından anlaşılıp anlaşılmadığını tam olarak yansıtacaktır.Sonuca göre ileriki zamanlardaki boşluklarda bu konuları tekrar edin.
12.Veli iletişimi çok önemlidir velileri tanımaya çalışın, okula geldikleri zaman yakından ilgilenin bir çay ikram edin onları öğretmen odasının içinde yalnız bırakmayın .Aksi taktirde bir daha gelmezler. Asla öğrencisinin durumu kötü deyip sıyrılmayın. Şunu asla unutmayın öğrencinin başarısızlığındaki suç öğrencinin değildir. Suç sizin ve velinindir. Eğer siz tüm öğretim yöntemlerini kullandığınız halde(tüm yöntemleri kullanmak elde olan imkanlarda pekte mümkün değildir!) öğrenci yinede başarısızsa sorun velinin öğrenciye yanlış yaklaşımında olabilir. Bunu belirtin .Veliye rehberlik yapın ona doğruları söyleyin ve suçun öğrencide olmadığını sizde ve velide olduğunu ısrarla tekrarlayın. Öğrenciyi de alarak üçlü bir şekilde sorunlara ortak bir çözüm bulmaya çalışın.
13.Araştırmacı olun mümkünse mesleğinizle ilgili yeni kitap ve dergileri takip edin.
14.Eğer teftiş edilecekseniz müfettiş sizden belge istemeden siz çalışmalarınızı ona anlatın ve belgelendirin. Şunu unutmayın müfettişler her gün bir çok okulu denetler ve hep aynı belgeleri görürler ama siz sizin çalışmalarınızın farkını ve sonuçlarını gösterin , yani çalışmalarınızın içeriğine hakim olduğunuzu belirtin.Onlar Kağıt yığını değil sizin bir sene boyunca yapmış olduğunuz çalışmaların aynasıdır. Bunları yapın iyi bir teftiş notu alırsınız. Yalnız Müdürün vereceği notu da unutmayın.
15.Görevimiz nedeniyle bir sürü zümre ve öğretmenler toplantısı yapıyoruz. Bunları önemseyin ve hazırlıklı gidin mümkünse gördüğünüz aksaklıkları ve önerilerinizi not alın ve toplantıda bunu belirtin . Zümre çalışmalarının amacına uygun olmasına ve zamanında yapmaya dikkat edin sırf yapmış olmak için yapmayın.
16.Sınıf genelinde bir aksaklık tespit ettiğiniz de sınıfla gurup rehberliği yapın. Bu gurup rehberliği ile ilgili çok güzel örnekler var. Bunları inceleyin . Öğrencilerin kendi sorunlarını kendilerinin tespit edip yine kendilerinin doğru çözümlerini bulmalarını sağlayın. Gurup rehberliği gerçekten doğru uygulanırsa mükemmel sonuçlar veriyor. Hazırlıklı girmek çok önemli. Eğer bunu yapamayacağınızı düşünüyorsanız rehber öğretmene sorunu anlatıp sınıfınıza girip gurup rehberliği yapmasını isteyin.
17.Öğrencilerin ne için okuduklarını bilmeleri çok önemli , onları niçin okuluna geldiklerini ve buradaki öğrendikleri bilgilerin günlük hayatlarında ve gelecekleri açısından ne gibi yararlar sağlayacaklarının farkına varmalarını sağlayın. Yani sırf not için ve sınıfı geçmek için çalışmanın amaç olmadığını belirtip anlamalarını sağlayın.
18. Sınıfta yapılan deneyler sadece öğretmen tarafından yapıldığı için biraz deney olmaktan çıkıp gösteri özelliği kazanıyor. İmkanınız varsa deneyleri öğrencilerin yapmalarına izin verin .Eğer yeteri kadar deney malzemeniz yoksa aynı kavramı verebilen ve evdeki malzemelerle yapılabilecek bir çok deney var. Bu deneyleri anlatıp , öğrencilerin evde deneyleri yapıp , sınıfa getirmelerini isteyin. Bu öğrencinin kafa yorduğu deneyler birçok yöntemden daha kalıcı etkiler yaratıyor.
Filed under: Eğitim, Matematik, Püf Noktaları, Öğretmen | 0 Comments

Bu ödüllü proje yarışması; ilköğretim ve ortaöğretim kategorisinde, tüm illerde MEB’e Bağlı Resmi ve Özel İlköğretim ve Ortaöğretim Okullarındaki öğrenciler ile bu okullarda görev yapan öğretmenler ve Eğitim Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere yöneliktir.
Proje çalışması, MEB müfredatına uygun olarak Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler alanlarını kapsamaktadır.
Proje başvuruları 06 Kasım 2006 tarihinden itibaren başlayacaktır. Projenin son gönderilme tarihi ise 30 Mart 2007’dir
Proje hakkında bilgi edinmek için “webprojem@meb.gov.tr” elektronik posta adresi kullanılabilecektir. Proje başvuruları, Kılavuz Ekinde yer alan formlar doldurularak yapılacaktır.
Hazırlanan projeler, “Yarışma Jürisi” tarafından değerlendirilecektir. Bu değerlendirme sonucunda Ankara’da ödül almaya hak kazanan ve sergilenmeye değer görülen projeler, sergi ve sunum için davet edileceklerdir. Sonuçlar, ilgililere 25 Nisan 2007 tarihinde, MEB’in internet sitesinden duyurulacaktır. Ankara’da düzenlenecek sergiye projeyi hazırlayanlar davet edilecektir.
Seçilen projeler Mayıs 2007 tarihinde düzenlenecek bir törenle ödüllendirilecektir.
Bilgi İçin:
Filed under: Eğitim, Öğretmen | 0 Comments
- Öğrencilerin isimlerini en kısa zamanda öğrenerek her fırsatta öğrencilere isimleriyle hitap etmeli.Öğrenciler çok etkilenip kendilerine değer verildiğini anlayacak ve kalbe köprüler ilk günlerden kurulacak. Bunun için ilk günler için isim kartları yapılabileceği gibi hafızayı zorlayarak bu konuda kafayı yormak ve ezberlemek için evde gayret göstermek daha etkili bir çözüm olabilir.
- Zil çalar çalmaz sınıfa girip, zamanında hemen zil çalmadan dersi bırakmak öğrencilerde her zaman olumlu izlenim bırakacaktır.Ders zili çaldıktan sonraki her saniyede öğrencinin dikkati dağılacak ve sıkılacaktır.Ders planı yaparken bu konuya özellikle dikkat etmek gerekir.Planda yazdıklarınız bitmese bile zil’e sadık kalmak öğrencinin dinlenme vaktine saygı göstermek demektir.Öğretmen masasına koyacağınız bir saatle zaman kontrolünü yapabilirsiniz.
- Öğretmen hem sıkı disiplinli hem de cana yakın ve arkadaşça olabilir.Öğrenciler, sınıfta istediğimizi yapabileceğimiz bir öğretmen olsun yerine sınıfı disiplinde tutacak dersin kaynamasını engelleyecek ve bize öğrenmeyi öğretecek bir hoca isterler.
- Çocuklarınızın sağlıklarıyla yakından ilgilenin.Özellikle Göz bozuklukları sık rastlanan ve bazı aileler tarafından ihmal edilen en önemli sağlık problemlerinden biridir.Velilerle irtibata geçip problem halledilmeli.Ergenlik çağı komplikasyonları,nasıl iyi atlatılabilir konusunda bilgilenmeli.
- Sınıf Kurallarını öğrencilerle beraber belirleyin ve uygun bir yere asın.Okulun kendine ait kuralları yanında size göre sınıfın yönetilmesinde faydalı olabileceğini düşündüklerinizi maddeleştirip(öğrencilerle istişare ederek)asılabilir. Okul kuralları ve sınıf kuralları ilk günler anlatılmalıdır
- Genel bakmak yerine Özel bakmak bazen öğrencilerle kopan bağları tamir edebilir.Yani konu anlatırken spesifik öğrencilerle göz göze gelmek.
- Bazı çiçekleri övgüyle büyütebilirsiniz. Bazıları övülmekten çok hoşlanırlar..Ağzımız yorulana kadar öğrencilerin her yaptıklarını fırsat bilip övmek ,çalışmalarını birkaç kat arttırabilecektir.Özellikle ilk sınıflarda..
- Sınıf içinde bağlantıyı kesmemeye dikkat etmeli.Dikkatinizi çekmiştir, sınıf devamlı kendilerine bir şeyler söylenmesini ister, bu sınıfa bağlı olmaktır. Konuşmayı kestiğinizde ,yanlış sorunun nerede yanlış olduğunu araştırmaya başladığınızda vs. sınıfta gürültü başlayacaktır .Kısacası siz konuşmayı kesersiniz, sınıf konuşmaya başlar .Bu anormal bir durum değildir onun için gürültü yaptıklarında çocuklara kızmak doğru değildir.Bir yolunu bulup tekrar bağlantı kurulmalı.
- . Çok yaramaz, işe yaramaz deyip bir kenara atmasak Çocukların daha uzun seneleri var…Çocuklarımıza şefkat işi çözecektir.Bu senfoninin yazarı olmak kolay olmasa da bunu birileri yazacaktır..Her gün yeni bir yaklaşımla onları çözmenin yolları araştırılmalı.
- Tecrübeli öğretmenler eğer o tecrübelerini satıyorlarsa fiyatını hiç sormadan talip olmalı.Hala okulda dersine girmediğin öğretmenler, var değil mi!
- Yoklamalar çok ciddi takip edilmeli.Normal öğrenci, yoklamayı takip eden öğretmenin öğrenciyle ciddi olarak ilgilendiğini, onu önemsediğini düşünür.
- Hadiseler üzerine sakin gidiyorsak,öğrencilerimize saygılı isek,her ne olursa olsun adil isek ,işleri sıkı tutup disiplini sağlayabiliyorsak onların güvenini ve saygısını kazanmışız demektir.Negatif davranış,tehditkar tutum,saygısızca davranış,hitap, ilişkilerimizi tamir edilemez seviyede zedeleyecektir.onların sizden bir şeyler öğrenmesi ciddi zorlaşacaktır.Yapılan araştırmalar korku tehdit ve heyecanın öğrenme isteğini tamamen kaçırdığını tespit etmiştir.
- Serbestçe, korkmadan fikirlerini söyleyebilecekleri,hata yapmalarının kendilerine bir risk getirmeyeceğini bildikleri bir sınıf ortamı öğrenme noktasında kapıları açar.
- Derse başlamadan önce tahtanın bir köşesine konuyla ilgili enteresan soruları yazmak ve konu ilerledikçe ve yeri geldikçe soruları cevaplamak,derse olan ilgiyi arttırabilir.
- ‘Zayıf notlarınızı notdefterine kurşun kalemle yazacağım,en düşük not ortalamaya alınmaz’, türü anlaşmalar yapılarak çocukların gönülleri kazanılabilir.Ayrıca yıl boyunca çocuk bakıcılığımı yoksa bir şeyler öğretmek mi ? ..şeklinde bir soruyla öğrencileri , derste öğrenim vaktine riayet etmeye çağırabilirsiniz.
- Arada bir yalnız olduğunuzda öğrencilerin sizin hakkınızda,okul hakkında,dersiniz hakkında neler düşündüğünü düşünün.
Öğrencileriniz şu an ne yapıyorlar? Problemleri, ailevi durumları ne alemde? Gibi soruları sakin bir zamanınızda düşünmeniz öğrenciyi ilk gördüğünüzde hal hatır sorma bakımından faydalı olabilecektir.Özel hayatı ile ilgilenmeniz öğrenmesine faydası dokunduracaktır.
Filed under: Eğitim, Püf Noktaları, Öğretmen | 0 Comments
İlk Gün-Buzları Çözme
Ders başlarken dikkatleri toplamak için hemen derse giriş yapmadan ziyade, teknolojik gelişmeler,eğitim haberleri ile ilgili kısa bir giriş yapılabilir.
Dikkatler toplanmış hemen ..ama kaynatmaya izin vermeden…derse giriş yapılabilir. Sıkılmaları önlemek, öğrencileri daima canlı tutmak ,bağlantıyı koparmamak için en az 20 dakikada bir ‘çaysız çay molası’ verilebilir.
Bir fıkra, medya haberleri, Internet ,yeni gelişmeler…vs. Sınıfımızda değişik türden öğrencilere hitap etme ders amaçlarından birisidir.
Ortadan anlatılan bir ders zeki öğrencilere hafif geleceğinden sıkılmalar olacaktır.Bunu önlemek için hafif sorular yanında ‘beyin jimnastiği sorularına yer verilebilir.Her derste beyin jimnastiği soruları koyulabilir.
Yoklamalara hassasiyet gösterdiğimizi öğrenciler bilmeli.Ders kaçırmalarından ciddi rahatsız olduğumuzu ‘sizin iyiliğiniz için sizi düşünüyorum’ diyerek anlatmalı.
‘Dersimden 100 almanız için yapılmasını istediğiniz şeyler nelerdir?’ sorusuna cevap bazı problemleri halledebilir.
Filed under: Eğitim, Matematik, Püf Noktaları | 0 Comments
İmtihan Kağıtlarını Kontrol
Kırmızı kalem kullanma !
(kırmızı negatif bir renktir,kağıdında her yerin kırmızı olduğunu gören çocuk acaba ben ahmak mıyım diyebilir.’Ben ahmak’ım’ sonucuna varan bir çocukta bir daha ilerleme görülmez.)
Yeşil veya Mavi kalem daha çok ‘yapıcı kritik’ çağrıştırır.
X yerine / kullan Toplam ve doğru sayısının yazılması ,doğru ve yanlış sayısının yazılmasından daha olumlu bakış açısı hissettirir.
Filed under: Eğitim, Püf Noktaları, Öğretmen | 0 Comments